Her
Komiser’den "polisiye" çıkmaz!
Geçtiğimiz hafta içindeki iş yoğunluğum, Tiyatro Kedi'nin yeni oyununun galasına gitmemi engelledi – kar yoğunluğu ise, diğer gösterileri! Öte yandan, bu perdenin yeniden kalkacağı 4 Şubat gününü beklemeden, oyunu görmemiş olmakla birlikte, "Bir Komiser Geldi"yi şimdiden önermek isterim sizlere... Nedeni ise, kendi kanımca tiyatro tarihinin en çarpıcı ve düşündürücü yapıtları arasına girmesidir öncelikle – öte yandan, aynı sahnede izlediğim "Ölümüne Suçlu"da alkışladığımız Hakan Altıner'e güven duyduğumdandır. Ne var ki, John B. Priestley'in bu oyununu son olarak Londra'da görmüş ve bu köşede sizlerle olağanüstü yorumu ile sahne tasarımı hakkındaki düşüncelerimi paylaşmıştım – yani, "şımartılmış" sayılırım, sevgili Kedi'ler!
1945 yılında yazılmış "An Inspector Calls", 1912 İngiltere'sinin sanayici kentsoylu bir ailesinin evinde geçer. Birling'lerin akşam yemeği sırasında bir polis komiseri kapıyı çalar ve genç bir işçi kızının az önce intihar ettiğini belirterek, onunla aile bireyleri arasındaki olası ilişkilerini sorgulamaya başlar. Başta, kızı kimse anımsamaz. Ancak soruşturma biraz derinleştikçe, önce babanın, ardından evin kızın ve damadın, az sonra ise annenin ve oğlunun değişik evrelerde bu kız ile tek tek bireysel ilişkilerde bulunup, onun dolaylı olarak kendine kıymasına neden oldukları anlaşılacaktır!
Lise dönemimde İngiliz yazını dersinde işlediğimiz bu oyuna özel bir yakınlık duyduğumu belirtmem gerekirse de, konunun işlenişinin her izleyici için nefes kesici bir çarpıcılıkta geliştiği yadsınamaz! Öte yandan Tiyatro Kedi, "Ölümüne Suçlu"daki tanıtım hatasını yeniliyor: Bu yapıt, kesinlikle bir "polisiye" değildir – Agatha Christie veya Ahmet Ümit'in yazın türüyle hiç ilgisi yok! - "Bir Komiser Geldi", belirli bir gerilim içeren, psikolojik ve ağırlıklı olarak toplumsal bir oyundur – dahası, döneminin sosyalist yazarları arasında anılan Priestley'in sınıf farklılıklarını da irdeleyen ve bu konuda büyük yankılar uyandırmış bir başyapıttır. Bu oyunu kaçırmamanız gerek – ancak, onu bu açıdan değerlendirmeniz koşuluyla..!